Kasım11
Okuduğum okulun her sene olduğu gibi yine toplum hizmeti -bence gereksiz- saçmalığı başladı.Başka liselerde böyle bir uygulama var mı bilmiyorum ama toplum hizmeti adı altında çalınan vaktimize yazık oluyor.Madem hocalar böyle bir şeyi yapmamızı çok istiyorlar kendileride katılsınlar bu etkinliğe.
Geçen sene blogumda şöyle bir yazı yazmıştım.Yazıda toplum hizmeti görevi sebebiyle neler yapacağımdan bahsetmiştim.Bu seneyse işin kolayına kaçtım.Olayı babamın imzaları bitirecek
Bu seneki görevi özetlemek gerekirse;babamın görev yaptığı minik bir köy okulu var.O okulun hizmetlisi bulunmadığı içinde dedim hocaya ben oranın temizliğini yapayım -sözde yapacam güya- ,o da kabul etti
Artık vaktim olusa giderim köye uğrarım okula.Temizliğe ihtiyacı varsa okulun temizlerim
Kasım3
Okulda edebiyat dersimize giren öğretmen herkese belirli şairlerin kitaplarını tanıtmamız için ödev verdi.Ben de Nazım’ın "Memleketimden İnsan Manzaraları" adlı kitabını seçtim.Şimdi kitaba bakıyorum..Şiirler upuzun..İlk önce yazarın hayatını ve kitabıın içeriğini anlatan yazıyı hazırladım.Son olarak sınıfta okuyacağım şiirleri seçmem gerek
Allah’ım ne günlere kaldık.Birde bugün başka bir ödev daha verdi sevgili öğretmenimiz.Hatta iki ödev birden verdi.Birincisi yaşadığımız bir olayı öyküleştirip sınıfta anlatacağız ya da herhangi bir öykü yazarının kitabını okuyup özetini çıkaracağız.İkinci ödevse gezi yazısı ile ilgili.İkinci ödev için öğretmeni direkt şu sayfaya yönlendirmeyi düşünüyorum.Kültürlü bir meslek lisesi öğrencisi olmakta ayrı bir duygu zaten.Şu sıralar okulun içinde sigara içen öğretmenleri görüncede sinirim bozuluyor..Böyle fotoğraflarını çekip okulun adıyla birlikte fotoğraflarını internet ortamında yayınlayasım geliyor..Neyse konu dışına çıktım yine.Biraz daha sabır…
"Sınavlar başladı.Bölüm dersleri işleri daha da zorlaştırıyor."
Ekim28
Geçmişte şöyle bir haber yazmıştım.Sapık adamın ne halt yediğinden bahsetmiştim.Şimdi o sapık elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda gezecek.O yaşlı moruk belki daha da azacak.Neyse,hükümetin sapık herifi çıkarmak için ne kadar çok çaba sarfettiğini biliyoruz.Evlenme yaşını çocuk denilebilecek yaşa kadar çektiler.Böyle zihniyet anca böyle gelişmemiş ülkelerde olur.Hani bazen deriz bu ülke adam olmaz diye.Öyle deriz ama kendimiz hiçbir şey yapmayız.İşte bende böyle diyorum.Bu ülke adam olmaz diyorum ama bişey yapamadığım için üzülüyorum.Gerçi yapanlarıda görüyoruz.Hepsi boşa kürek çekiyor gibi.Demokrasi demokrasi diye bağıran kafa demokrasi adına hiçbir şey yapmıyor,yapamazda.Aslında tüm dünyada da demokrasi var denemez.Şuan hiçbir yerde eşitlik olduğunu söyleyemeyiz.Bu ergenekon olayınıda artık hiç takmıyorum.Ne yaparlarsa yapsınlar.Bana sorarsınız hapise attıkları adamlar bırakın bu ülkeyi parçalamayı bir çete bile oluşturamazlar.Ama içlerinde kötü faşist adamlarda yok değil.Genel olarak hükümete muhalif isimlerin tutuklandığı görüyoruz.Nasıl olsa demokrasi var ülkemizde.Sıkıysa birisi ağzını açıpda başbakana bi’laf etsin.
note:bir an aklıma ne geldiyse yazdım valla.kusruma bakmayın
ama doğru söylüyorum
Eylül29

Yazının başlığını bir yerlerden hatırlıyor musunuz?Hatırlamıyorsanız ben hatırlatayım müsadenizle.Her akşam ana haber bültenleri olur.Türlü türlü (affedersiniz)yalakalıklarla ilgili haberler izlettirirler.İşte o tür haberlerin yanınada alakasız yazılar yazarlar "son dakika","sıcak haber"ler gibi.İnsanlar her gördükleri haberi son dakika gelişmesi olarak algılayacak konuma geldiler.Bu durum insanların ciddi haberlerle magazinsel,önemsiz haberleri birbirinden ayırt edememesine neden olabilir (: Ekranlarda o tür yazılar hiç hoş olmuyor bence..Neyse yazının bitiminde ben de size bir son dakika haberi vereyim.Şimdi duyduğum habere göre ABD Temsilciler Meclisi 700 milyar dolarlık destek paketini reddetmiş.Yani daha da büyük bir kriz yaşanabilir.Kapitalizmin sonu gelmiş olabilir mi sizce?Bence olabilir.Yaşanan krizden de en çok Türkiye gibi az gelişmiş ülkeler etkilenecektir.Yazım bu kadar.Herkesin bayramı kutlu olsun.Hoşçakalın.
Eylül19
Elektrik zamlarını bir yılda %65‘e kadar çıkarmayı başarabilen insanlara teşekkürlerimi iletiyorum.Daha beter olması dileği ile…
Eylül7
Duyumlarıma göre AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına Hülya Koçyiğit’i seçecekmiş.Eğer bu haber doğruysa valla bi’daha o bayanın filmlerini izlemem.Böyle bir mantık olabilir mi?Şehir yönetmek kolay mı sanıyorlar?Ama önüne gelen çapulcuların başkan seçildiği yerlerde bu bayanında başkan seçilmesi mallar tarafından normal karşılanır.Uzun lafın kısası Hülya Koçyiğit’i belediye başkanı olarak görmek istemediğimi söylüyor,eğer AKP’den aday olursada nefret ettiğim ikişler listesinde ilk 10′a gireceğinin garantisi veriyorum.
Akşam haber bültenini izledim.Salakların tatrışmalarını görünce yine doldum.Bu insanlara yapılacak en iyi şey onlarla dalga geçmektir bence.Böyle yapınca keyfim yerine geliyor nedense.
Tavsiye:Beynini yıkattırmak isteyenler varsa Today’s Zaman adlı şeye iki haftalğına üye olabilirler.
Haziran30
TTNet interneti yavaş,Tedaş sürekli elektrikleri kesiyor,Avea ve Vodafone köylerden çekmiyor,Vestel bozuk ürünlerini müşterilere kakalıyor.
Bu büyük kuruluşların reklamlarını her gün izliyoruz.Hepsi yaptıkları kampanyalarla tüketicilerin gözünü boyuyor.Türkiye’ye hızlı internet gelmiş,fiyatı gayet hoş.Ben kotayı aşmayayım diye uğraşırken onlar hızlı interneti yüksek fiyatta hizmete sunuyor.
Sonra bazıları elektriğe %21 zam yapıp üstüne “-tasarruf için bu zamları koyuyoruz” diyorlar.Madem zam yapıp tasarruf istiyorsun,elektriği neden kesiyorsun gün boyu?Amerika’da 10 dk. elektrik kesintisi olsa halk ayaklanıyor.
Telefon Operatörleri ise kampanyalarını hiç kesmiyorlar.İlk önce altyapılarını geliştirip,baz istasyonlarını çoğaltsalar iyi olacak.Köyden zar zor telefon görüşmesi yapılıyor.İnsan biraz Turkcell’den feyz alır
İstediğimiz yerden istediğimiz kişiye ulaşabiliyoruz Turkcell’le.Pahalı olmasına rağmen hizmetiyle aldığı paranın hakkını veriyor.
Vestel’e de diyecek birşey bulamıyorum.Okullara bilgisayar dağıttı bozuk çıktı,fırın aldık bozuk çıktı.Türk malı diye övünüyoruz ama işte görüyoruz bozuk ürünleri piyasaya sürüyor.
Yarın yaz stajım başlayacak.Schneider Electric’te ikinci defa çalışmış olacağım.Hafta bitince staj notlarımı günlüğe yazacağım.
Haziran22
Üç yanlışın bir doğruyu götürmesine kim karar vardi acaba?Neden böyle bir karar alınmış?Ben doğruyu bulmak adına soruyu boş bırakmıyorum,yapmaya çalışıyorum ama cevabım yanlış çıkıyor.Benimle aynı sayıda soru yapan kişi yapamadıklarını boş bırakıyor,sorunun yanıtını bulmaya çalışmıyor ve beni geçiyor.Eğer kişi hiç bi’şey bilmeden sınava giriyorsa onun ne işi var sınavda?Sınıfını bi’şey bilmeden nasıl geçmiş?Sırf sallamanın önüne geçmek için mi koydular üç yanlış bir doğruyu götürür kuralını?Yoksa başarıyı arttırmak için mi?Ben mi saçmalıyorum yoksa sistem mi saçmalıyor?Sistemde komple yanlış zaten(bence).Artık avrupa ülkelerinin sistemine geçemeyizde.Onlar yeteneklerine göre sınavsız üniversitelere giriyorlar.Bizim burda olsa “-ha sen Mehmet’in oğlusun,sana bi’şeyler ayarlarız,dert etme! “gibisinden torpiller dolaşır durur.Bizim burda sistem oturmuş,kimsede müdahale etmez artık!
Mayıs6
Vallahi bugün kafam allak bullak oldu.Kurşun yemiş domuz gibi dolandım,gezmediğim yer kalmadı.Öncelikle sabah eshotlan okula giderken orta yaşlarda bir amca bindi araca.Kartında yeterli miktarda bakiye olmadığından benden kartımı istedi.Bende seve seve verdim.Elimede beş lira tutuşturdu.Sonra kartı bastı ve bende ona beş lirayı geri verdim.Onda ve bende bozuk para olmadığından kendisine paranın önemli olmadığını söyledim.Amca teşekkür etti ve boş bulduğu bir yere oturdu.Neyse geçelim gezme olayına.Bugün keyfi olarakta gezmedim hani.Yürüye yürüye helak oldum.Okuldan staj şeysi için erken ayrıldım.İlk olarak A fabrikasına gittim.Güvenlik beni direkt insan kaynaklarından bir hanımefendiyle görüştürdü.Normal olarak yaz stajını o A fabrikasında yapmam gerek.Fakat her ne hikmetse kabul etmediler ve benim bölüm şefimle görüşüp kendisini yani hanımefendiyi aramasını istedi.Güneşin altında otobüsü bekledim ve tekrar döndüm okula.Sonra okuldan beni başka bir B fabrikasının aradığını söylediler.Beni,onların fabrikasında staj yapmam için çağırıyorlarmış.Daha önceden form vermiştim onun için aramışlar beni.Haydiin yine ayrıldım okuldan güneşin altında tekrar bekledim, yine bindim otobüse.Vardım B fabrikasına.Hiçbir şeyden haberi olmayan hanımların doğal olarak dünyadanda haberleri yoktu anlaşılan.Seni aramadık dediler diyince başımdan kaynar sular döküldü.Yani böyle birşey ancak Türkiye’de olur,uzayda olmaz.Zorunlu bir şekilde okul yolu göründü.Söve söve dilimde tüğ bitti içinde bulunduğum duruma,yaşattıkları sisteme.Okula vardığımda yönetici öğretmenim beni görür görmez stajı B fabrikasında yapıyorsun dedi.Olayı anlattım, staj için herhangi bir kişiyi fabrikanın aramadığını söyledim.Sonra birkaç telefon görüşmesinden sonra staj yapacağım yeri ayarlayacaktık ama daha fazla dayanamayıp öğretmeniminde sen git evine demesiyle okuldan ayrıldım.İçimden inşallah eshot gelirde onunla rahat rahat giderim dedim ve bir baktım virajdan eshot dönüyor.Durdumdum otobüsü bastım kartımı araçta kim var kim yok bakmadan ilk gördüğüm yere oturdum.Karşımda birisi “-aa bak yine karşılaştık” diye konuştu.Karşımda oturan kişiye baktığımda sabah karşılaştığım ve benden kartımı isteyen amcanın olduğunu gördüm.Amca,dur paranı vereyim dedi bana.Elini attı cebine yine aynı para çıktı.Yani beş lira
Yanında oturan abiye sordu ondada bozuk yoktu.Bana CHP lokaline gel,ben hep oradayım dedi.Oradan alırsın paranı dedi.Önemli değil,önemli değil dememe rağmen gel,gel diye söyledi amca.İyi dedik bizde,napalım.Sonra başladık muhabbete.Karşı çaprazımda oturan abi,benden para alan amca ve ben iyi bir sohbet ettik.Amcanın yanında oturan abinin(o da orta yaşlarda)öğrencilik yıllarında dedemin öğrencisi olduğunu öğrendim.Enişteminde sınıf arkadaşıymış.Diğer konulardanda konuştuk ve amcanın ineceği yere geldi otobüs.Amcayla vedalaştık ve bende bir sonraki durakta inerek evin yolunu tuttum.Telefonuda tamirciye götürmeyi unuttum.Üşengeçlik hali kısaca.İşte böyle birgün daha geçirdim.Günler çabucak geçiyor ve bizde eskiyoruz 