Haziran30
TTNet interneti yavaş,Tedaş sürekli elektrikleri kesiyor,Avea ve Vodafone köylerden çekmiyor,Vestel bozuk ürünlerini müşterilere kakalıyor.
Bu büyük kuruluşların reklamlarını her gün izliyoruz.Hepsi yaptıkları kampanyalarla tüketicilerin gözünü boyuyor.Türkiye’ye hızlı internet gelmiş,fiyatı gayet hoş.Ben kotayı aşmayayım diye uğraşırken onlar hızlı interneti yüksek fiyatta hizmete sunuyor.
Sonra bazıları elektriğe %21 zam yapıp üstüne “-tasarruf için bu zamları koyuyoruz” diyorlar.Madem zam yapıp tasarruf istiyorsun,elektriği neden kesiyorsun gün boyu?Amerika’da 10 dk. elektrik kesintisi olsa halk ayaklanıyor.
Telefon Operatörleri ise kampanyalarını hiç kesmiyorlar.İlk önce altyapılarını geliştirip,baz istasyonlarını çoğaltsalar iyi olacak.Köyden zar zor telefon görüşmesi yapılıyor.İnsan biraz Turkcell’den feyz alır
İstediğimiz yerden istediğimiz kişiye ulaşabiliyoruz Turkcell’le.Pahalı olmasına rağmen hizmetiyle aldığı paranın hakkını veriyor.
Vestel’e de diyecek birşey bulamıyorum.Okullara bilgisayar dağıttı bozuk çıktı,fırın aldık bozuk çıktı.Türk malı diye övünüyoruz ama işte görüyoruz bozuk ürünleri piyasaya sürüyor.
Yarın yaz stajım başlayacak.Schneider Electric’te ikinci defa çalışmış olacağım.Hafta bitince staj notlarımı günlüğe yazacağım.
Haziran12
Milli Parklar Genel Müdürlüğü nesli tükenmekte olan canlılar içerisinde olan sülünlerin yumurtadan çıkış anını canlı yayınla internet kullanıcılarıyla paylaşıyor.Canlı yayın Samsun’un Gelemen Sülün Üretme İstasyonundan 9-13 Haziran 2008 tarihleri arasında yapılıyor.Yani izlemek için önünüzde 24 saat gibi bir süre var.Ayrıca Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Mynet A.Ş’nin imzaladığı protokol kapsamında canlı yayın gerçekleştiriliyormuş. [ Canlı Yayın için Tıklayın - Tarih geçtiği için izlenemiyor ]
Mayıs17
İzmir Ticaret Odası’nın yürüttüğü organizasyonda İzmir’in logosu seçiliyor.Halk tarafından seçilecek olan logo ile İzmir kurumsal kimliğine kavuşacak.Dün logoları gazetede gördüm ve fazla beğenmedim açıkçası.Ama tasarlayanların eline sağlık.Benim hoşuma giden logolar Logo 2,Logo 4 ve Logo 6.Logo 2′yi biraz daha sevdim.Çünkü diğer logolarda İzmir’in simgesi haline gelmiş bir şey yok.Hiç olmazsa Logo 2′e asansörü koymuşlar.Diğer logolarda zaten çok renkli.Yani kurumsal kimlik için şahsen iyi olmaz.Bir de saat kulesinin,vapurların logolarda kullanılması güzel olurdu.İstediğiniz logoyu seçmek için şuradan,buradan oy kullanabilir,444 92 92 numaralı telefondan İZTO çağrı merkezini arayabilir,İZTO’da kurulan sandıklarda logoyu seçebilir ve 0 532 752 31 11 numaraya önce LOGO, ardından beğendiğiniz n numarasını, sloganı simgeleyen harfi, adınızı, soyadınızı ve yaşınızı aralarında birer boşluk bırakarak yazdığnızı kısa mesajı gönerip oylamaya katılabilirsiniz.(Örnek: LOGO 1 A Mehmet Kaya 36)
İşte logolar;










Mart30
Yarın İzmir’in EXPO 2015′i düzenleyip düzenleyemeyeceği belli olacak.Rakip kent ise İtalya’nın güzel şehri Milano.Oylamaya katılmaları için son anda 10 ülkenin adaylığı kurul tarafından onaylanmış.Büyük ihtimalle EXPO 2015′i İzmir alacaktır.Çünkü İtalya fazlasıyla gelişmiş bir ülke olduğu için organizatörlere kazandıracağı pek fazla bir şey yok.Organizasyonun İzmir’de düzenlenmesi halinde 6 ayda yaklaşık 30 milyon kişi kente gelecekmiş.Gerçekten büyük bir rakam.Yarışan iki kentte otuzar dakikalık sunumlarıyla EXPO’nun kendilerine gelmesini sağlamaya çalışacaklar.Yarını bekleyip göreceğiz.İyi pazarlar 
Mart24
Ulusal Takım’ımızın EURO 2008′de giyeceği yeni formaları tanıtıldı.Daha önce eleştirilen turkuaz renkli forma benim hoşuma gitti açıkçası.Ama en güzel olanı bence göğsünden beyaz şerit geçen kırmızı renkli formalar.Kırmızı formalar Ulusal Takım’ın kendi sahasında oynadığı maçlarda,turkuaz renkli formalar ise deplasmanda oynanan maçlarda giyilecekmiş.Formaların yapımında kullanılan Nike Dri-Fit’in oyuncuların daha kuru, daha serin ve daha hafif olmasını sağlayan yeni bir teknolojinin ürünü olduğu, teri bedenden kumaşın yüzeyine çekerek hızlı kurumasını sağlayan bu malzemenin bir yandan da üç boyutlu yapısıyla cildin etrafında daha fazla hava boşluğu yaratarak yapışmayı azaltıyormuş.
İşte Yeni Formalar;


Mart9
Biraz sonra okuyacağınız yazıyı 8 Mart 2008 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’de Gençlik köşesinden aldım.Erdal ATABEK çok güzel bir yazı yazmış gençler ve büyükler için.Onun için sizlerle paylaşmak istedim.Buyrun;
Gösterimde olan bir film ‘Recep İvedik’.Gişe rekorları kırmaya aday.Yeni rol modeli olmaya aday bir tip,bu filmin kahramanı.Tasası,kaygısı olmayan,hiçbir şeye aldırmayan yeni bir maganda.Küstahça sahte bir özgüven.Sınırları zorlayan bir edepsizlik.Küfürler falan gırla.“Benim istediğimi yaparım,kim karşı çıkarmış lan” türü bir aldırmazlık.Sinemalarda film diye gösterilen kurdele bu.Yapımcısı,“Sanat iddiamız yok ki seyredip çıkacaksın işte”diye kendini savunuyor.Sinema yazarları beğenmemişler ama ne önemi var?Filmin gişesi kuvvetli ya,sen ona bak.Film para kırıyor.Kültürün ülkemizde geldiği yer işte burası.Gençlere sanat diye sunulan bu.Leblebi çekirdek işte,eğlencelik deyip geçilemez.’Çılgın Dershane’ de başka bir türlü bir saptırmaydı.Ülkemin gençleri.Elbette gençlerin eğlenmeye hakkları vardır.Elbette gençler farkı olmayı isteyeceklerdir.Elbette gençler öncülük yapmak isteyeceklerdir.Ama para kazanma peşindeki yol şaşırtıcıdır.Kısa yoldan köşe dönme kurnazları.Ülkemin gençlerine böyle örnekler sunacaklar.Gençlerin heyecanlarını böyle yoz kalıplara dökecekler.Biz de”Ne var canım,eğlencelik işte”mi diyeceğiz?Hayır,elbette ki bunun üzerinde duracağız.Polat Alemdar’lar,Recep İvedik’ler bizim rol modellerimiz olacak.Ülkemin geçlerinin böyle basit örnekleri olamaz.Onlar,bilimin,sanatın,gelişmenin öncüsü olacaklar.Bilişim teknolojisi onları bekliyor.Mühendislik sanatları onları bekliyor.Müzik,resim,yazı sanatları onları bekliyor.Tıp dalları,biyoteknoloji onları bekliyor.Elbette gençler eğleneceklr.Düzeyli,coşkulu,hep birlikte eğlenecekler.Spor dalları onları bekliyor.Yüzecekler,koşacaklar,yarışacaklar.Onların filme alınacak ne çok öyküsü var.
Gençliğimizi harcatmamak hepimizin görevi…
ERDAL ATABEK
8 MART CUMARTESİ-2008/Cumhuriyet Gazetesi
Bu yazı beni kendime getirdi doğrusu.Artık bana hiçbir şey öğretmeyen şeylerin yanına yaklaşmayacağım.Herkese iyi haftalar.