Mart9
Biraz sonra okuyacağınız yazıyı 8 Mart 2008 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’de Gençlik köşesinden aldım.Erdal ATABEK çok güzel bir yazı yazmış gençler ve büyükler için.Onun için sizlerle paylaşmak istedim.Buyrun;
Gösterimde olan bir film ‘Recep İvedik’.Gişe rekorları kırmaya aday.Yeni rol modeli olmaya aday bir tip,bu filmin kahramanı.Tasası,kaygısı olmayan,hiçbir şeye aldırmayan yeni bir maganda.Küstahça sahte bir özgüven.Sınırları zorlayan bir edepsizlik.Küfürler falan gırla.“Benim istediğimi yaparım,kim karşı çıkarmış lan” türü bir aldırmazlık.Sinemalarda film diye gösterilen kurdele bu.Yapımcısı,“Sanat iddiamız yok ki seyredip çıkacaksın işte”diye kendini savunuyor.Sinema yazarları beğenmemişler ama ne önemi var?Filmin gişesi kuvvetli ya,sen ona bak.Film para kırıyor.Kültürün ülkemizde geldiği yer işte burası.Gençlere sanat diye sunulan bu.Leblebi çekirdek işte,eğlencelik deyip geçilemez.’Çılgın Dershane’ de başka bir türlü bir saptırmaydı.Ülkemin gençleri.Elbette gençlerin eğlenmeye hakkları vardır.Elbette gençler farkı olmayı isteyeceklerdir.Elbette gençler öncülük yapmak isteyeceklerdir.Ama para kazanma peşindeki yol şaşırtıcıdır.Kısa yoldan köşe dönme kurnazları.Ülkemin gençlerine böyle örnekler sunacaklar.Gençlerin heyecanlarını böyle yoz kalıplara dökecekler.Biz de”Ne var canım,eğlencelik işte”mi diyeceğiz?Hayır,elbette ki bunun üzerinde duracağız.Polat Alemdar’lar,Recep İvedik’ler bizim rol modellerimiz olacak.Ülkemin geçlerinin böyle basit örnekleri olamaz.Onlar,bilimin,sanatın,gelişmenin öncüsü olacaklar.Bilişim teknolojisi onları bekliyor.Mühendislik sanatları onları bekliyor.Müzik,resim,yazı sanatları onları bekliyor.Tıp dalları,biyoteknoloji onları bekliyor.Elbette gençler eğleneceklr.Düzeyli,coşkulu,hep birlikte eğlenecekler.Spor dalları onları bekliyor.Yüzecekler,koşacaklar,yarışacaklar.Onların filme alınacak ne çok öyküsü var.
Gençliğimizi harcatmamak hepimizin görevi…
ERDAL ATABEK
8 MART CUMARTESİ-2008/Cumhuriyet Gazetesi
Bu yazı beni kendime getirdi doğrusu.Artık bana hiçbir şey öğretmeyen şeylerin yanına yaklaşmayacağım.Herkese iyi haftalar.
Kasım11
TTNet‘in yeni bir uygulaması/projesi olan ‘Aile Koruma Şifresi‘ ile çocuklar,büyüklerinin kontrolü altında internetin nimetlerinden yararlanacak.TTNet’ten yapılan açıklamaya göre, Aile Koruma Şifresi ile aileler istedikleri kategorileri seçerek çocuklarını pornografi, uyuşturucu, alkol, şiddet, şans oyunları ve benzeri zararlı sitelerden uzak tutabilecek.Ayrıca TTNet bu proje için reklam filmi hazırlamış.TV kanallarında sık sık dönüyor.
Eylül7
Bugün Telekomünikasyon Kurumu‘nun yaptığı 3G(üçüncü nesil kablosuz telefon teknolojisi) ihalesini Turkcell kazandı.
Turkcell,en geniş ve en yüksek frekans imkanı sağlayan A tipi lisansı 321 milyon euroluk teklifle kazandı.Tabi bu teknolojiden yararlanmak için de pahalı telefon(lar) almak gerekiyor:)Valla ben bu ihaleye Vodafone nasıl katılmamış şaşırdım doğrusu.Çünkü ingilizlerin sloganıni “Anı Yaşa” olarak duymuştuk.Anı yaşamak içinde internet faktörü önemli bir etken.Bakalım 3G’nin getirdiği yenilikler nelermiş.
İşte bir kaç 3G yenilikleri;
“Mobil ortamda görüntülü telefon hizmetleri, e-posta alıp gönderme, bankacılık hizmetleri, yüksek hızlarda internet erişimi, etkileşimli oyunlar, canlı radyo TV yayınlarına erişim gibi pek çok hizmetler, 3G mobil terminal cihazları tarafından rahatlıkla sağlanabilecek.”
Ağustos30
…ve TSK günümüz kutlu olsun sevgili okuyucularım.
“30 Ağustos’ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te vardı.
Bu savaş, Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.”[via]
Ağustos15

…yanıyor.Bu sefer ailecek piknik yapmaya gittiğimiz yer yanıyor.Evet bahsettiğim yer İzmir’in Çiçekliköy köyü.Gördüğüm kadarıyla bu güzel köy şimdi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.Yangın eve uzak olmasına rağmen alevleri çıplak gözle görebiliyorum.Yangın Bornova’dan da görünüyor.Gökyüzü adeta siyaha boyandı.Ben bu yangının sabotaj olduğu kanısındayım.Çünkü o köye bir sürü villalar yapılıyor.Fazla söyleyecek bir şey bulamıyorum.Tek kelime ile Yazık…
CNNTürk’ün haberi
[Yazıyı yazdığım sırada yangın devam ediyor ve alevler gittikçe yükselmeye başladı.]
Ağustos6
Küresel ısınma etkisini şiddetle göstermeye devam edip etkisini günden güne arttırıyor.Küresel ısınma ile birlikte su sorunumuz ortaya çıktı.Burada sular sadece akşamları kesiliyor.Sanırsam en çok Ankara’nın su sıkıntısıyla başı belada.Geçenlerde ana şebekenin patlaması sonucu başkentin bir günlük suyu boşa harcandı.Belediye başkanları(Melih bey) ise yaptığı açıklamada halkın tatile çıkmasını istedi:oİstanbul ise su sorununu ise Melen çayından gelen su ile sıkıntısını gidermeye çalışacakmışKadir Topbaş’ın söylediğine göre İstanbul’da ki barajların doluluk oranı %26,5 civarlarındaymış.Zaten barajda ki suyun hepsi kullanılamayacağına göre geriye %10 gibi bir doluluk oranı kalır.Bu iki şehire göre İzmir’in durumu daha iyi.Başkanımız Aziz Kocaoğlu İzmir’de ki su sıkıntısı konusunda bugün için durumun daha iyi olduğunu söylemiş.
İnşallah su sıkıntısını biran önce atlatırız.Onun için de bilinçli olmamız gerekiyor.Diş fırçalarken önceden ben suyu eşşek yağı bol bulmuş… misali çok kullanırdım
ama şimdi çok titiz davranıyorum su konusunda.Size de tavsiye ederim tasarruflu olmayı;)
Ağustos5
Blogumda ilk anket sorusunu soruyorum.İlk anketimin sorusu ise Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olacak.Biliyorsunuz ekim aynıda bir referandum olacak.O güne kadar bende bloguma referandum sorusunu sordum.
Sizce T.C Cumhurbaşkanını kim seçmeli?
Halk mı? yoksa Meclis mi? seçmeli…
Temmuz19

Bu sene Türkiye’de önemli yerlerde orman yangınları çıktı.Yetkililer bu tehlikeye karşı gözlerini kapadılar.Rant uğruna güzelim ağaçları katlettiler…
Ağaçlarda canlı peki onlar kime anlatsın dertlerini.Kuşadası’nda geçtiğimiz yıl çıkan orman yangınından sonra ağaçlandırma yapacakları yeri maden şirketine vermişler.Herifler ondan,şundan yapacam derken gözümüzün önünde ormanlar yok oluyor.Artık her helikopter geçtiğinde inşallah yangına gitmiyordur diyorum içimden.Ama sonuç genellikle aynı oluyor.O kadar siyasi partiler seçim propagandaları yapıyorlar fakat şuana kadar ağızlarından çevre ile ilgili birşey duyamadım yada onlar söylemişti de ben mi duyamadım.Anca onlar ip atlasınlar birbirlerine şerefsiz desinler…
Neyse fazla konuştum galiba umarım anlatmak istediklerimi yazıya aktarabilmişimdir…